22 Aralık 2014 Pazartesi

Türk Kahvesinin Sağlığa Yarar Ve Zararları Nelerdir?

Kahvenin insan sağlığı üzerindeki etkilerini biliyor muydunuz?   

Türk geleneklerinde kahve, özenle yapılır. Bol köpüklü, bol kahve çekirdekli harika bir içecektir. Ne yazık ki kız istemeden kız istemeye yapılır bir hal alsa da, ben köpüklü türk kahvesini çok tüketiyorum ve sağlık üzerindeki etkilerini araştırmadan geçemedim. İnsan sağlığı üzerinde oldukça önemli yararları olduğunu sizlerle de paylaşmak isterim. Tabii ki unutmamamız gereken; her yiyecek içecekte olduğu gibi, kahvenin de çok aşırı tüketilmesinin sağlığa yarar değil zarar sağlayabildiğini belirtmekte fayda var. Herşeyin dozunu ayarlamamız gerekli. 
Şimdi kahvenin dozunda tüketildiğinde vücuda sağladığı eşsiz yararları, ve gereğinden fazla tüketildiğinde neden olduklarını hep birlikte inceleyelim.


Kahvenin Sağlığa Yararları;



  • Depresyondan uzak tutar
  • Alkolizm tedavisinde kullanılabilir
  • Cilde yararlıdır ve selülite karşıdır
  • Bağırsakları düzenler
  • Safra taşı oluşumu riskini azaltır
  • Kalp rahatsızlıklarına karşın faydalıdır
  • Kolesterolü düşürür
  • Konsantrasyonu arttırır
  • Düşünme potansiyelini yükseltir
  • Bağımlılık yapar
  • Kanser hücrelerinin çoğalmasını engeller
  • Felç riskini düşürür
  • Sabah tüketilen kahve stresi yok ediyor (hastalıkların çoğunluğunun stres kaynaklı oluştuğunu düşünürsek, eşsiz bir yardımcı)
  • Baş ağrılarına, ağrı kesiciden daha yüksek bir etki yapıyor

Bilim insanların yaptıkları araştırmalar ve edindikleri istatistiklere göre, her gün 1 fincan kahve içen bir insanın, nadiren kahve tüketen bir insana kıyasla felç geçirme olasılığı %20 daha azdır.

Kanser hastalıklarında, içeriğindeki maddeler sayesinde kanser hücrelerinin üremesini engelleyen bir yapıya sahiptir.


Baş ağrılarında, bir ağrı kesiciye oranla kahvenin etkisinin %40 daha yüksek olduğu saptanmış.


Aşırı Tüketilmesi Durumunda Kahvenin Sağlığa Zararları;



  • Kahvenin aşırı tüketimi, kalpte ritim bozukluğuna
  • Tansiyon yüksekliğine
  • Çeşitli mide rahatsızlıklarına
  • Migren hastalığına
  • Göz rahatsızlıklarına yol açabiliyor.

Kafein maddesi, yumurtlamayı yani doğurganlığı olumsuz yönde etkilemekte. Bu nedenle aşırı kahve tüketimi hem doğurganlığa olumsuz etki yapıyor hem de hamilelikte bebeğe zararlı olabiliyor. Hamile bayanlar için günlük kahve içeriğinin 300 mg ı geçmemesi söyleniyor. 


Günde en az 125 mg kahve tüketilmesi göz tansiyonuna yol açıyor. Kahve tüketimini daha da abartmak, ilerki yaşlarda körlüğe dek götürebiliyor.


Daha önce yapılan araştırmalar her gün, günde 2 fincandan daha çok kahve tüketiminin kalp rahatsızlıklarının oluşma olasılığını arttırdığını söylese de, yeni yapılan araştırmaya göre bilim adamları çok fazla kahve tüketen insanların aynı zamanda sigara tüketimi gibi alışkanlıklarının da çok olduğunu ve kalp rahatsızlıklarının sebebinin muhtemelen kahve olmadığını düşündüklerini vurguladılar.


Peki kahve ölçüsünü neye göre anlarız?


Bir fincan Türk kahvesinde 50 mg kafein bulunuyor. Bu kafein, insanların vücutlarından hemen attıkları bir miktar. Türk kahvesi dediğimiz kahve fincanı bunun için tam ideal ölçülere sahip. Dolayısıyla günlük 1 fincan türk kahvesinin hiç bir zararı yoktur. Günlük 2 fincan türk kahvesi de, günlük 100 mg kafeine tekabül eder ve vücuda zararlı değildir. Fakat günde 2 fincanı geçirmemiz, sağlığımız için yararlı değildir. 


Sağlığımıza, vücudumuza harika yararları olan türk kahvesini, günde 2 fincana dek tüketebilirsiniz. Her yiyecekte, içecekte olduğu gibi dozunu kaçırmamak kaydı ile. 



Peki Türk Kahvesi Nasıl Yapılır?

Fotoğraflardaki kahve fincanı, kendi yaptığım kahve. Daha önce sitemde türk kahvesinin nasıl yapıldığını anlatan bir yayın paylaşmış, hatta ileride kahvenin yararlarından bahsedeceğimi de o yayında belirtmiştim. Kahvenin nasıl yapıldığını incelemek isterseniz burayı tıklamanız yeterli. 


Sağlıklı günler! :)

17 Aralık 2014 Çarşamba

Tırnağa Ebruli Zikzaklar Nasıl Yapılır? / Tırnak Tasarımlarım #18 / Nail Art

 Merhabalar. Bugün tekrardan bir 'kürdan' ile ebru denemesi ile karşınızdayım. Aslına bakarsak, bu tasarımlar yapabileceğiniz en basit, rahat ve de en az zaman alan tasarımlar. Sadece oje sürerken verdiğiniz zaman içerisinde bitirebileceğiniz ve oldukça da hoş görüntüler elde edeceğiniz güzel tasarımlar olduğunu düşünüyorum. Tek dezavantajı, ojelerin kurumaması gerektiğinden yapım aşaması fotoğrafları çekemiyor olmam. 










Daha önce mavi tonlu ebru deseni çalışmamda da kürdan ile nasıl ebru yapabileceğimizden bahsetmiştim. Oldukça beğenilen o tasarıma ve detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Bu tasarımda beyaz ojemi taban rengi olarak seçtim ve yoğun bir şekilde tırnağıma sürdüm. Daha önce de belirttiğim gibi, kürdan ile yaptığımız ebrularda taban ojemiz hiç kurumadan üstüne diğer rengi uygulamamız gerekiyor. Beyaz ojemin kurumasına fırsat vermeden kırmızı ojemi tırnağımda çapraz bir şekilde sürdüm. Fakat kırmızının yoğun olmaması gerekiyor aksi takdirde istediğimiz sonuca ulaşamıyoruz. Çok ince bir katman halinde 'yatay bir çizgi' şeklinde tırnağımıza baştan uca dek sürüyoruz. Daha sonra ojelerimiz kurumadan kürdan ile bir sağa bir sola zikzak şeklinde çizgiler çiziyoruz. İşte bu kadar kolay bir işlem :)


İşlemimiz sonrasında yandaki fotoğrafta da gördüğünüz gibi bir görüntü oluşuyor. Kırmızı ojemizi tırnağımıza çapraz bir şekilde sürdüğümüzden, oluşan renk yoğunluğu da çapraz bir şekilde yayılıyor tırnağa. Bu görüntüyü sevdim doğrusu. :)
(Ressam bu çalışmasında, dönemin ikinci vize haftasına girdiğini yansıtmak istemiş, ruh halini tablo ile bütünleştirmiş (!) )








Tasarımda kullandığım kırmızı ojem Golden Rose'dan sevdiğim bir renk olan 63 numaralı oje. Aslına bakarsanız aslen bordo tonuna sahip. Fakat tırnağıma tasarımda ince bir çizgi çektiğimden kırmızımsı durdu. Yakında oje ile ilgili detaylı yorumlarım gelecek.
     














Tasarımda kullandığım beyaz ojem ise, her tasarımda kullanır olduğum Flormar 300 numaralı beyaz oje. Yakında ojenin detaylı yorumlarını yazacağım.














Bu güzel tasarımı sizler nasıl buldunuz? :)

11 Aralık 2014 Perşembe

Mavi Tonlu Ebru Deseni Nasıl Yapılır? / Tırnak Tasarımlarım #17 / Nail Art

 Merhabalar.. Bugün sizlere sevimli mi sevimli bir tasarımdan bahsedeceğim.   


 Tasarım için ihtiyacımız olanlar 3 adet birbirine uyumlu oje, bir parlatıcı, bir peçede ve bir adet kürdandan oluşuyor.

















Tasarımı uygularken ojelerimizin kurumaması gerektiği için, yapım aşaması için fotoğraf çekimi yapamadım. Eh tabi yoğun bir kıvam uygulayayım derken biraz taşırdığımı da inkar edemeyeceğim, fotoğrafta bu detayı görmezden gelelim. :)




Yapmamız gerekenler fazlasıyla basit. Açık mavi ojemi taban rengi olarak belirledim ve iki kat uygulandığındaki gibi rengini, tonunu tamamen verebilmesi için oldukça yoğun bir kıvam ile tırnaklarıma sürdüm. Hiç bekletmeden, kurumasına hiç fırsat vermeden koyu mavi ve beyaz ojelerimi rastgele tırnağıma damlattım. Ardından kürdanın ucu ile tırnağımda çizgiler çizerek renklerin iç içe geçmesini ve ebruli bir görüntü vermesini sağladım. İşte bu kadar basit bir işlem. 




Bu işlemin ardından sonuçta oluşan görüntüyü çok sevdim. Bu işlemi her tırnağımıza tek tek uyguluyoruz. Taban ojemizi bütün tırnaklarımıza uyguladıktan sonra değil. Unutmamamız gereken tek konu, ojelerimizin hiç biri kurumaya başlamadan kürdanla renkleri iç içe geçirmemiz. Kurumaya başlamış ise, renkler iç içe geçmeyecek, topak topak bir görsellik edinecektir ki, amacımız bu değil.

Peçeteyi ise her bir tırnağım bittikçe, kürdan ucunu temizlemek için kullandım. Sizler dilerseniz kullanmayabilirsiniz.

Tasarım için kullandığım ojeler;









Golden Rose dan şeker mi şeker bir renk, 88 numaralı mavi oje. Oje ile ilgili detaylara buradan ulaşmanız mümkün.














Flormar'ın 300 numaralı beyaz ojesi. Çok sevdiğim bu ojeyi hemen hemen her tasarımda kullanıyorum. Detaylı tanıtımını fotoğrafları hazır olsa da henüz yapmadım. Çok yakında güncellemesini yapacağım.









Rapsodi'nin harika bir renge sahip 346 numaralı koyu mavi ojesi. Kendisini severek kullanıyorum, daha önce tanıtmıştım. Yazısına buradan ulaşabilirsiniz.














Ve son olarak Flormar'ın 301 numaralı şeffaf ojesi. Kendisini çok severek her oje sürüşümde kullanıyorum. Tasarımı tamamladığımda da parlatıcı olarak uyguladım.






Sizler bu güzel tasarımımızı nasıl buldunuz? :)

5 Aralık 2014 Cuma

Golden Rose 88 Numara - Mavi Oje

 Merhabalar..    
 Bugün sizlere en son aldığım ve çok beğendiğim Golden Rose 88 numaralı mavi ojeyi tanıtacağım. Kendisini raflarda ilk gördüğümde 'çok tatlı bir görüntüsü var' deyip satın almıştım fakat tırnaklarımdaki tonuna bu kadar hayran kalacağımı düşünmemiştim açıkcası. :)  



Tırnakta çok ama çok şeker bir duruş sergiliyor. Beğenmeme ihtimalim söz konusu dahi olmadı. Yaz aylarında şeker bir mavi tonu elbise ile harika bir görsellik yayacaktır. Yaz rengimi şimdiden buldum gibi. :)

Ayrıca, tırnak tasarımlarında da aranan bir tona sahip. Mavinin bu tonu, beyaz renk ile harika bir 'şirinler' portresine müsait. Şirinler denemesi yapmak için sabırsızlanıyorum. :) Şu ana dek bu ojeyi iki kez kullandım ve ikisinde de üzerine birer tasarım yaptım. Tasarımlardan biri burada diğerini ise bu hafta içerisinde yayımlayacağım.





İlk katta biraz yoğun sürerseniz rengini hayli hayli veriyor ve ikinci kata ihtiyaç duymuyor. Fakat ince birer katman halinde sürerseniz gerçek rengini çok yansıtmıyor. Tırnaklarımdaki, ikinci kat ile uygulanmış hali ve üzerine parlatıcı sürmedim. Kuruma hızı orta düzeyde. Hiç bir şekilde topaklanmıyor, tırnakta çok pürüzsüz bir görüntü sergiliyor. Duruşunu gerçekten çok sevdim. 





Ojeler ne de güzel şeyler değil mi? Golden Rose'a bu ojeden sonra daha da bir bağlandım doğrusu. :) Herkese önerebileceğim harika bir ürün.




Mavinin bu harika tonunu beğendiniz mi? Sizler de tercih ediyor musunuz?

28 Kasım 2014 Cuma

Yaşasın Lacivert Güç!

Temizlik ciddi bir iştir. Salonu, mutfağı, banyosu, yatak odası derken bütün enerjinizi alıp götürür. Bu yüzden temizlikte bize iyi yardımcılar şart. Bugün, bize temizliği kolaylaştıracak, mis gibi  kokan yardımcılarla tanıştıracağım sizi.

Bingo'nun lacivert güç serisi şartlı şurtlu temizlik severler için özel olarak geliştirilmiş. Benim gibi şartlı şurtlu temizlik nedir diye soruyorsanız şöyle açıklayayım; temizlik bezlerinden, çamaşır suyuna her türlü temizlik malzemesinde mutfağa ayrı, banyoya ayrı ürünler kullanmak. Sizce de çok mantıklı değil mi? Banyo ve mutfakta aynı ürünleri kullanmak pek hijyenik gelmiyor kulağa. Ayrıca banyoda da mutfakta da elimizin altında ayrı, oraya özel ürünler olması işimizi de daha kolaylaştırmaz mı?

Bingo'nun lacivert muftak serisi mis gibi limon kokuyor. Çamaşır suyu aynı zamanda yağ çözücü formüllü. Ocaktaki yağ lekeleri, lavabodaki sararmalar ve mis gibi kokan tertemiz tezgah için kesinlikle bu üçlü sizlere tavsiyem.

Bingo lacivert banyo serisi ise kireç çözmeye yardımcı formülüyle kabusumuz olan su lekelerine, kirece, ve klozet temizliğine birebir. Bu üç ürünle dakikalar içerisinde tertemiz bir banyoya kavuşabilirsiniz. Üstelik bu yardımcılar sayesinde temizlik işi bana göre biraz olsun zahmet olmaktan çıkıyor.

Büyüklerimizin de dediği gibi şartlı şurtlu temizlik şart. Hem zaman kazanmak için, hem de daha hijyenik bir ev için :) Bu ayrım için siz ne düşünüyorsunuz?

İçerik: www.balkopugutasarim.com
Bir boomads advertorial içeriğidir.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...