yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Eylül 2014 Pazar

Hindistan Cevizli Havuç Tatlısı Tarifi / Fatma Usulü :)

Merhabalar.. Bugün sizlere anneciğimin muhteşem tarifini paylaşacağım. Anneciğimin tarifini uyguladım, sunuyorum. Biraz zahmetli bir işlemi var kabul etmek gerekirse. Fakat zahmetine değiyor gerçekten.



Ah, süslemezsem olmazdı zaten, benden sade bir görsellik beklenemez. :))
Dilerseniz bu harika havuç tatlımız için gerekli malzemelere geçelim.


  • 4 adet havuç
  • 50 gram hindistan cevizi
  • 4 çorba kaşığı toz şeker
  • 46 adet bisküvi / 2 pakete tekabül ediyor

Malzemelerimiz işte bu kadar az ve basit. 

İlk olarak 4 adet havucumuzun kabuklarını soyuyoruz. Kabuk kısmı soyulduktan sonra, her birini güzelce rendeliyoruz. Rendeleme işlemi bitince havuçlarımızı bir tencereye atıyoruz. Üzerine su vs eklememize gerek yok, kendi suyu onun için yeterli oluyor. Ardından her bir havuç için birer çorba kaşığı şeker yani 4 çorba kaşığı şeker döküyoruz tenceremize. Fakat kaşıklar dolu dolu şeker olmayacak, kaşığı kaplasın yeter. 



Havuçlarımızı ve şekerimizi tencereye attıktan sonra, güzelce karıştıralım. Tüm havuçlara yedirelim şekeri. Ardından, orta ateşte pişmeye bırakıyoruz. Havucumuz pişerken biz de bisküvilerimizi hazırlayalım.



Bu boyutta iki paket bisküviyi elimizle ezerek toz haline getiriyoruz bir tabakta. 



Tamamiyle toz olmasına gerek yok, böyle küçük parçalar da bulunsun içerisinde. 

Havucumuz pişerken, arada bir kontrol edelim. Suyunu tamamen çekmesi ve havucun da yumuşamış olması gerekiyor. Suyunu çekmesine karşın hala katı duruyorsa, pişmeye devam etsin. Ne zaman ki havuçlar yumuşamış, o zaman ateşi kapalım. Daha pişmesine gerek yok. Tenceremizin kapağını kapatarak havucumuzu soğumaya bırakıyoruz. Pişmiş havucumuz tamamen soğudu ise, tencerenin üzerine bisküvileri döküp iyice karıştırıyoruz. 




Pişmiş havuç ve tozlaşmış bisküvilerin karışınca tam da bu kıvamı alması gerektiğini belirtelim. 

Şimdi bir başka tabağa 50 gram hindistan cevizi dökelim.




50 gram, bu kadarlık bir hindistan cevizine tekabül ediyor. Bundan sonrasında yapılacak tek bir işlemimiz var. Havuç/bisküvi karışımımızdan küçük parçalar kopararak elimizde yuvarlıyoruz, yuvarlanmış havucun her yerini hindistan cevizine bulayarak başka bir tabakta diziyoruz. Tüm tencere için aynı işlemi uyguluyoruz. Tabağımızdaki yuvarlak hindistan cevizli havuçlarımızın her birine kürdan takarak servis yapabiliriz artık. Çok basit bir tarif, biraz zaman ve uğraş gerektirdiğini belirtmeliyiz. Fakat muhteşem bir lezzete sahip, herkese denemesini öneririm anneciğimin bu güzel tarifini. :) Ve işte sonuç;





Afiyet olsun!  :) 

10 Temmuz 2014 Perşembe

Köpüklü Türk Kahvesi Nasıl Yapılır?

Merhabalar :) Bugün size en sevdiğim içeceği, yani köpüklü köpüklü muhteşem bir Türk Kahvesi nasıl yapılır onu anlatacağım. Bildiğiniz gibi, Türk geleneklerinin, örf ve adetlerinin bir vazgeçilmezidir Türk Kahvesi. Kız isteme törenlerinde ikram edip, geri kalan günlerde pek tüketilmese de, sağlığa da çok yararlı olduğunu yakında sağlık kategorisinde aktaracağım.

Evet, gelelim kahvemizi nasıl yapacağız köpüklü köpüklü? 



Öncelikle cezvemizi alıyoruz ve her bir fincan için, birer tatlı kaşığını fotoğrafta gördüğünüz gibi dolu dolu kahve ile doldurup cezveye döküyoruz. Elinizi bol tutun. Ardından yeterli düzeyde şeker koyuyoruz. Tabi ki kahveyi şekerli, orta şekerli yahut şekersiz sevenler mevcut. Bu yüzden miktar vermedim. Fakat orta şekerli seviyorsanız bir çay kaşığına 'kahvedeki gibi bolca doldurmayarak' şeker koyarsanız orta şekerli bir kahveniz olur. Şimdi de kahve fincanımızı alalım ve su ile dolduralım. Fincanımız bizim için ölçü kabı görevi görüyor bu noktada. Fincandaki suyu da cezvedeki kahve ve şekerin üstüne döküyor ve ocağa koyuyoruz. Orta ateşte bir süre çok nazik bir şekilde karıştırmaya başlıyoruz. Eğer çok nazik bir şekilde karıştırmazsak yeterli düzeyde köpürmesine engel oluruz.



Zaten kahvemizi bir de Mehmet Efendi'den almışsak, ocağa koyup nazikçe karıştırmaya başladığımızda kendiliğinden köpürmeye de başladığını fark edeceksiniz. :) Ama dediğim gibi, nazik olmak burada çok önemli bir faktör. Yavaş yavaş ve nazikçe. Artık cezvenin altında kahvemizin topak topak olmadığını, iyice su ile karıştığını düşündüğümüzde biz de karıştırmayı bırakalım. Kendi kendine pişsin. Kahvemiz piştikçe köpürecek, kaynamaya başladığında fotoğrafta gördüğünüz gibi bayağı bir köpürmüş oluyor.

Tabi ben size tanıtmak için cezveyi biraz fazla bırakmışım ocakta. Siz bu derece köpürmesini beklemeyin. Sonra köpükler sönüyor. Kaynar kaynamaz hemen orta ateşteki kahvemizin altını kısalım. Artık kısık ateşte pişmesi gerekli. 


Kahvemiz kaynamaya başlayınca cezveyi ocaktan alalım ve üzerindeki köpükleri kaşığımızla alıp fincanımıza dökelim. Ardından tekrar köpürmesi için kısık ateşe tekrar koyalım. Bu şekilde, kahvemiz köpürdükçe köpükleri alıp fincana dökmeye devam edeceğiz. En sonunda bayağı kaynamış ve artık köpürmez hale gelmiş olacak. Zaten köpükleri fincanımıza döktüğümüzden, artık kahvemizi de fincanımıza dökebiliriz. Kahveyi fincana dökerken dikkat etmenizi istediğim bir husus var. Fincanın orta yerinden değil, en kenarından yavaş yavaş dökün kahveyi. Aksi takdirde fincanın orta yerinde köpükler kaçabiliyor.

Ve işte köpüklerimiz! 

Gördüğünüz gibi bol köpüklü enfes bir kahvemiz oldu. Kahve olarak tavsiyem tabi ki Mehmet Efendi. Hem daha iyi köpürüyor, hem de çok yoğun mükemmel bir kahve çekirdeği kokusu duyumsuyorsunuz. Kahve köpürtmekte zorlananlar için ufak bir tüyo verelim, evinize aldığınız kahve fincanlarının ağzı mümkün olduğunca dar olsun. Yeni çıkan, geniş fincanları tercih etmeyin. Fincanın ağzı ne kadar darsa, köpükleriniz o kadar fazla görünür ;)


Ah, muhteşem görünmüyor mu sizce de?


Afiyet olsun! :)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...